SULTAN II. ABDULHAMİT SEN ÇOK YAŞA!

Hamidiye Kaynak Suyu Cam Şişe
Hamidiye Kaynak Suyu Cam Şişe
Şaka değil yahu gerçek :) Şimdi ne demişler? Yiğidi öldür hakkını yeme! Başka var mı? Sezarın hakkı Sezara! Bitti mi? Bitmedi! Hakkı’nın hakkını Hakkı’ya ver! Durmak yok, yola devam! Efenim İBB diye bahsettiğim İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Coşkuyu verme sebeplerimden biri Hamidiye Kaynak Suyu diğeri İstanbul Halk Ekmek. İçme suyu olarak yıllardır Erikli tüketirdim. Hepimizin bildiği 19 litrelik polikarbon damacanalardan. Gel gelelim bizim medya fitne fesat sokmadan duramaz. Gündemi karıştıracak haber yoksa deprem olacak der, geçen hafta deprem ile geçiştirmiş ve halen mankenlerden biri frikik vermemişse bu sefer tutar fındık kuşa iyi geliyormuş der. Bunlarda yetmemişse içme suyuna takar. Vay efendim damacanalara taktığımız plastik pompalar bakteri yuvasıymış mikrop saçarmış der, polikarbon damacanalar güneşe maruz kalmışsa boyunuz kısa kalır bunlar mikrop yuvası der. Hiç bir şey yapamazsa gider güvenlik kameralarının yakaladığı vahşeti haber diye yurdum insanına yutturur. Hiş düşünmez, kameranın kaydettiği de kendisi gibi, eşi dostu gibi bir insandır. İBB ile açtık konuyu al sana mantar medya! Yer misin, yemez misin? Şarap güzel şey efendim. Bakınız iki yudum arasında neler söyletti. Dönelim konumuza. Evimde televizyon yok. Umarım her daim eksik kalır :) Fakat medyanın ağzı pisuar değil ki hacet görüp susturasın. Damacanalarda kullanılan pompalar mikrop yuvasıymış. İnsan takılmıyor değil tabi. Ne zaman aldık bu pompayı? Değiştirmek gerek mi? Su içerken bakterileride mi yudumluyorum… Yakın bir dostum da cam şişe su işine girince beni bir kaşıntı aldı ki sorma gitsin. Ben de cam şişe su istiyorum diye feryat ettim. Mazeretim var pompalar mikrop yuvası azizim. Onu ara bunu tara derken sıradan bir vatandaş olarak benim temin edebileceğim tek cam şişe suyun Hamidiye Su tarafından üretildiğini öğrendim. Üretmekle de kalmıyor kapıya kadar getirip teslim ediyor. Üstelik fiyatı da pek uygun, nasılda keyifli meret :) At dolaba soğusun uslu uslu otursun. Onca emek verilen sofralara dandik sürahiler yerine güzel şişesi ile renk katsın. Evet, ben beğeniyorum şişesini. Şanına yakışıyor efenim. Sultan II. Abdulhamit sen çok yaşa! Sultanım 1902’de öngörmüş durumu ve Hamidiye Kaynak Suyunu hizmete sokmuş. Olacak iş değil yahu duygulandım resmen. Bu mirası devralan da boş durmamış. Yirmi litrelik kutu sular üretmişler, cam şişeler üretmişler. Kahvemizin yanına ikram edilsin diye minicik bardak sular icat etmişler. Yakın zamanda pek sosyetik bir mekânda kahvesinin yanındaki Hamidiye’nin bu minik sularına takılıp kalan kokoş bir hanıma tesadüf ettim. Servis yapan arkadaşa manidar manidar başka su mu kalmadı memlekette diye hesap soruyordu. Etmedim densizlik, sanki Hamidiye bizim memleketin suyu değil mi demedim. Afiyetle içtim kahvemi, dişledim çifte kavrulmuş lokumumu. Suyun markasına takılacağına onca para ödüyorum neden plastik bardak ile su geliyor gibi bir sual sorsa destek olacağım amma konuşma tarzından da hazzetmedim. Her neyse. Ne diyordum? Kutu su! Bu kutu suyu cümle âleme tavsiye ediyorum. Damacana güneşte mi kaldı? Pompada bakteriler taverna mı işletiyor ve benzeri pek çok soruyu aklınızdan siliyor zira kutu içindeki su pek sağlıklı ve temiz olarak muhafaza ediliyor. Ayrıca çeşmesi de kendi üstünde. Bizim Dolmen’in nefis şaraplarının üç litrelik kutusu gibi. Su faslını kapatalım gelelim İHE adlı güzide kurumumuza. Dur bir dakika. Son cümle: Hamidiye için, Hamidiye içirin. Su gibi aziz ol Abdulhamit!
Evet, İHE konusuna geçiyoruz. Şu yeni açılan gösterişli fırınlardan ekmek temin etmeyi seviyorsan sen oralara takılmaya devam et. Lakin oralardan aldığın ekmekleri lezzeti için almaktaysan ben sana İHE bayilerini de şiddetle tavsiye ediyorum. Tamam, sen de haklısın. Cici hanım kızlar, kibar yakışıklılar sana hizmet vermiyor. Mağazalar parıltılı, fiyat etiketleri havalı değil ama lezzet tam kıvamında. Üstelik sudan ucuz. Mesela bir Akdeniz ekmekleri var her eve lazım. Diğer ekmeklerini saymakla bitiremem ama Altın Çörek mutlaka denenmeli. İHE büfesine ne zaman uğrasam şaşırıyorum zira aldıklarım karşılığında ödediğim rakamlar çok komik. Mesela az önce şarabıma bir başına eşlik eden Altın Çörek 25 kuruş! Fındıklı ve Üzümlü Ekmek oluyor bu bahsettiğim Altın Çörek. İnanın bir tanesi ile bir kadeh Öküzgözü içtim. Keyfime diyecek yok. Şarabın yanına ne yapsam, ne yesem diye kara kara düşünenlere duyurulur. Kap İHE’den bir ekmek koy şarabın yanına. Kepeklisini, çavdarlısını biraz kızart, ver üstüne tereyağını, at karabiberini ve indir mideye :) Altın Çörek bulduysan bir başına yarenlik eder şaraba. Havalısından ekmek fırınından alacağına halk ekmekten al. Dökülmez incilerin korkma :) Aradaki farka daha iyi bir şarap alırsın veya uygunundan iki şişe kaparsın :)
Ne diyoruz? Rabbim vatana millete zeval vermesin. Sultanım sen çok yaşa. İBB iyi ki varsın.  

3 yorum

  1. Bugün Altın Çörek ürünüyle tanıştım. Çok beğendim. Biraz araştırma yaparken senin sitene denk geldim. =)
    Öncelikle çok zevkli ve hoş bir yazı olmuş. Paylaşım ve bilgilendirme için teşekkürler.

    Sonralıkla, =)
    Dediğin gibi Altın Çörek gerçekten denenmeli. Kaliteli ve ekonomik olması, zengin içeriğiyle besleyici olması çok güzel. Ayrıca yerli malı olması da mutlu etti beni. =)

    Sultan II. Abdulhamit Han’ı da zekası, siyasi stratejileri ve ülkemize yaptığı hizmetlerden dolayı çok severim. Bu yazıyla birlikte sevgim daha da arttı. =)
    Özellikle o dönemde yapılan şu hizmetleri (http://tr.wikipedia.org/wiki/II._Abd%C3%BClhamit#D.C3.B6neminde_yap.C4.B1lan_mimari_eserler) gördükçe şahsına hayran kalmamak elde değil. Aslında düşünüyorum da bu kadar çok başarının sırrı; bir şeyler yapmaya çalışan insanların önünü açmasında ve destek olmasında yatıyor olmalı.
    Ruhu şad olsun.

    Son olarak; 3. sıradaki Altın Çörek fotoğrafını kullanabilir miyim? =)

    1. Yunus selam :) bir kaç gün önce kulaklarını çınlatmıştık. Uçuk kaçık bir oyun projesi vardı yapsa yapsa Yunus yapar diyorduk :)

      Efenim sitede bulunan her şeyi kaynak dahi göstermeden dilediğinizce kullanabilirsiniz. İhtiyaç halinde Altın Çörek görsellerinin orjinal boyutlularını iletebilirim. Belki bu yazıda kullanmadığım fotoğraflar da vardır.

      Sultan II. Abdulhamit Han ise gönüllerin sultanı olmalıdır zira memleketi bu haline getiren kim varsa onun döneminde yetişmiştir. Yıldız Sarayında bulunan kütüphanesi görülmeye değer. Büyük yağmadan Kalkandelenli Sabri Bey sayesinde kurtulmuş olsa da ilerleyen yıllarda modern yağmacılardan nasibini almıştır. Efenim ziyadesi ile sevdiğim Sultanlarımızdandır kendisi :) Günlüklerini bulursan okumanı tavsiye ederim Altın Çörek kadar lezzetlidirler :)

      Son olarak fotoğraflar feda olsun lakin tez zamanda görüşelim derim :)

      Sevgiler efenim :)

      1. Selam,

        Bir kaç gün önce kulağımda çınlama olmuştu, demek sebebi buymuş. :P
        Oyun bizim işimiz, yaparız tabi. [böbürlenme.gif] :P

        Sultan II. Abdulhamit Han hakkında bir kaç kitap okumuştum. Günlüklerini de çok merak ettim şimdi. İlk fırsatta detaylıca araştıracağım. =)

        Fotoğraf için teşekkürler. =)

        Saygılar.

Erkan Şahan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir